Varşova'dan Lublin'e ulaştığımızda sabahın çok erken saatleriydi.
Kuzenim de ben de yorgunduk. O saatlerde yurt görevlilerini uyandırmak yerine aracı yurdun yakınında boş bir yere çekip yarım saat veya bir saat kadar uyumaya çalıştık.

“Uyumaya çalıştık” diyorum çünkü arabada, uzun bir yolculuktan sonra ve önümde yeni bir ülkeye yerleşme telaşı varken gerçekten uyuyabildiğim söylenemez.
Gün biraz ağarınca yurda girdim.
İlk Erasmus'um Lublin University of Technology'deydi ve üniversiteye ait öğrenci yurtlarından birinde kalacaktım.
Resepsiyondan oda numaramı aldım, valizlerimle yukarı çıktım ve kapıyı çaldım.
Kapı kilitliydi.
Bir süre sonra içeriden bir kız kapıyı açtı. Uykusundan uyandırmıştım. Çok konuşmadı ama güler yüzlüydü. Ben de bir yandan özür dileyip bir yandan iki valizimi içeri sürüklemeye çalışıyordum.

Üç kişilik oda ve cam kenarındaki çekyatım
Odaya girdiğimde içeride üç yatak vardı.
Yatak dediğime çok bakmayın. Bunlar daha çok çekyat kategorisindeydi.
Odada iki masa bulunuyordu ve masalar L şeklinde birleştirilmişti. Tasarım teoride üç kişinin çalışabileceği bir öğrenci odası gibi görünüyordu. Pratikteyse biri sandalyeye oturduğunda diğerinin arkasından geçmesi zorlaşıyordu.
Oda arkadaşlarım iki yatağı yan yana kullanıyordu. Bana da pencerenin önünde, masanın yanında bulunan çekyat kalmıştı.
Yorgan ve yastık vardı. Kılıflarımı aldım, valizleri odada bıraktım ve tekrar aşağı indim.
Henüz odaya tam olarak yerleşmeyecektim. Kuzenim yanımdayken çözmem gereken uzun bir liste vardı:

✨ İlk gün yapılacaklar listesi
- Banka hesabı
- Açılacak
- Hibe parası
- Aktarılacak
- PESEL
- Araştırılacak
- Market alışverişi
- Yapılacak
- Mutfak/temizlik malzemesi
- Alınacak
İngilizce konuşma konusunda kendime henüz çok güvenmiyordum. Ayrıca Polonya'da nereden ne alınır, hangi ürün uygundur ve hangi işlemler nasıl yapılır bilmiyordum.
Kuzenimin yanımda olması benim için ciddi bir avantajdı.
📝 Lublin öğrenci yurdu deneyimim
Oda fotoğrafları, ücretler, ortak alanlar ve başvuru süreci — ayrı bir yazıda yakında.
Polonya'daki ilk banka hesabım
İlk olarak Santander Bank'a gittik.
Banka hesabı açmak için öğrenci belgesi ve yurtta kaldığımı gösteren, yurt yönetimi tarafından imzalanmış bir belge istendi. Gerekli belgeleri sunduktan sonra hesabım kısa sürede açıldı.

Erasmus hibem Halkbank hesabımda euro olarak bulunuyordu.
Kuzenimin önerisiyle Wise hesabı açtım ve euro olarak bulunan hibemi Wise üzerinden yeni Santander hesabıma Polonya zlotisi olarak gönderdim.
İşlem ilk kez yapan biri için biraz karışık görünebilir. Hangi hesaba ne gönderiliyor, kur dönüşümü nerede yapılıyor ve açıklama kısmına ne yazılıyor gibi birçok küçük ayrıntı var.
✨ Hibe aktarım zinciri
- Hibe kaynağı
- Halkbank (EUR)
- Aktarım aracı
- Wise
- Hedef hesap
- Santander (PLN)
📝 Erasmus hibemi Wise üzerinden Polonya banka hesabıma nasıl aktardım?
Ekran görüntüleri, işlem sırası, ücretler ve kur dönüşümü — ayrı bir yazıda yakında.
“Sana PESEL lazım”
Banka işini hallettikten sonra kuzenim bana “Sana PESEL lazım” dedi.
Ben de doğal olarak “PESEL tam olarak nedir?” aşamasındaydım.
PESEL, Polonya'da çeşitli resmî işlemlerde kullanılan kişisel kimlik numarası gibi düşünülebilir. Belediyeye giderek başvuru yapılıyordu.
“Hazır dışarıdayken bunu da halledelim” dedik ve belediyeye gittik.
Fakat orada bize bir form verdiler ve önce kaldığım yurda götürüp imzalatmam gerektiğini söylediler.

Yeni bir ülkedeki resmî işlemlerin klasik kuralı burada da geçerliydi: bir belgeyi almak için başka bir belge, o belgeyi almak için de başka bir imza gerekiyordu.
PESEL işleminin o gün tamamlanamayacağı kesinleşince sıradaki görevimize geçtik.
📝 Polonya'da PESEL nedir, Erasmus öğrencisi nasıl alır?
Gerekli belgeler, belediye süreci ve konaklama belgesi formu — güncel kaynaklarla ayrı bir rehberde.
İlk Biedronka alışverişim

Sırada market alışverişi vardı.
İlk birkaç gün beni idare edecek temel gıdalar, kahvaltılık ürünler, temizlik malzemeleri ve kolay hazırlanabilecek dondurulmuş yiyecekler aldık.
Alışverişi Biedronka'dan yaptık.
Polonya'da markete ilk kez girdiğinde, ürünlerin ne olduğunu anlamak küçük bir tahmin oyununa dönüşebiliyor. Ambalajdaki görseli inceliyor, Google Translate kullanıyor ve bazen ürünü aldıktan sonra aslında düşündüğün şey olmadığını öğreniyorsun.
Kuzenim yanımdayken hangi ürünlerin daha uygun olduğunu ve hangilerinin bizim damak tadımıza yakın olabileceğini öğrenme şansım oldu.
Action: Erasmus evinin görünmez kahramanı
Market alışverişinden sonra mutfak ürünleri, temizlik malzemeleri ve günlük yaşamda ihtiyaç duyacağım küçük eşyalar için Action'a gittik.
Erasmus'a giderken valize her şeyi koymak mümkün değil. Zaten her şeyi götürmeye çalışırsan benim gibi valiz tekeri yolculuğun ilk saatlerinde görevinden istifa edebilir.
Action'dan mutfak araçları, hijyen ürünleri ve yurt odasında ihtiyaç duyacağım bazı temel eşyaları aldım.

✨ Polonya market üçgeni
- Biedronka
- Haftalık toplu alışveriş
- Action
- Ev eşyası, hijyen ürünleri
- Żabka
- Gece / acil ihtiyaçlar
Polonya'da öğrenci olarak yaşamaya başlayınca Biedronka, Action ve Żabka üçgeninin ne kadar önemli olduğunu kısa sürede anlıyorsun.
Biri toplu alışveriş, biri ev ihtiyaçları, diğeri de “Saat geç oldu ama su almam lazım” anları için.
📝 Polonya market rehberi
Biedronka, Lidl, Kaufland, Action ve Żabka karşılaştırması, hangi ihtiyacı nereden almak mantıklı — ayrı bir yazıda yakında.
Kartla ödeme yaparken çıkan sorular
Öğlen bir yerde yemek yedik.
Kuzenim yanımdayken kartla ödeme yapmayı ve POS cihazında çıkan seçenekleri de öğrenmiş oldum. Özellikle yabancı kartla ödeme yaparken bazen ödemenin hangi para biriminde yapılacağı sorulabiliyor.
Bu küçük bir ayrıntı gibi görünse de yanlış kur seçimi gereksiz masrafa neden olabilir.
İlk günümün büyük bölümü aslında bu tür küçük ama önemli bilgileri öğrenmekle geçti.
Nereden alışveriş yapılır, kartla nasıl ödeme yapılır, banka hesabı nasıl açılır, belediyede hangi belge istenir…
Bunlar turistik bir seyahatte çok dikkat etmediğin ancak bir ülkede yaşamaya başlayınca günlük hayatının temelini oluşturan şeyler.
Kuzenim gitti ve artık gerçekten yalnızdım
Bütün işleri tamamladıktan sonra kuzenim Wroclaw'a geri döndü.
Onu uğurladıktan sonra ilk kez durumun tamamen farkına vardım: artık Polonya'da, Lublin'de tek başımaydım.
Yurda döndüm ve oda arkadaşlarımla tanıştım. İkisi de Meksikalıydı: Valeria ve Nahomi.
İlk karşılaşmamız oldukça tatlıydı. Farklı ülkelerden gelmiş üç kişi, küçücük bir öğrenci odasında önümüzdeki ayların nasıl geçeceğini henüz bilmiyorduk.
Okulun ve oryantasyon programının başlamasına yaklaşık bir hafta vardı. Bu boşluk benim için şehri tanımak, otobüs sistemini çözmek, üniversitenin çevresini keşfetmek ve kendi günlük düzenimi oluşturmak açısından güzel bir fırsattı.
Ve karşımda Żabka vardı
İlk günümde keşfettiğim en önemli yerlerden biri de yurdun hemen karşısındaki Żabka'ydı.
O anda bunun yalnızca küçük bir market olduğunu düşünüyordum.
Fakat ilerleyen haftalarda Żabka benim için su aldığım, geç saatte atıştırmalık bulduğum, acil ihtiyaçları çözdüğüm ve “Biedronka'ya kadar gidecek enerjim yok” dediğim anların merkezi hâline gelecekti.
Polonya'da bir süre yaşayan herkesin Żabka ile bir ilişkisi oluşuyor. Bazen fiyatlarının diğer marketlerden daha yüksek olduğunu söyleyip şikâyet ediyorsun. Sonra saat 22.30'da açık başka bir yer bulamayınca yine Żabka'ya gidiyorsun.
Bu biraz toksik ama vazgeçemediğin bir ilişki gibi.

İlk günün sonunda
Bir gün öncesinde İstanbul'daydım. Ardından Ankara, Krakow ve Varşova üzerinden Lublin'e ulaşmıştım. Şimdi ise küçük bir yurt odasında, iki Meksikalı oda arkadaşımla birlikte yeni hayatımın başlangıcındaydım.
Her şey hâlâ yabancıydı. İngilizce konuşurken çekiniyor, otobüs sistemini bilmiyor ve şehirde nereye gideceğimi haritadan kontrol ediyordum.
Ama ilk günün sonunda en önemli şeyi anlamıştım: artık gerçekten başlamıştı.
🎒 Tekrar yapsam…
- Banka + Wise + PESEL gibi resmî işlemler için ilk günü değil, ilk haftayı ayırırım.
- Yurda varır varmaz karşıdaki markete (bende Żabka) göz atarım — geç saatte hayat kurtarıyor.
- Kuzen/arkadaş gibi yerel birinin ilk gün yanında olması işleri inanılmaz hızlandırıyor.
- PESEL için gereken belgeleri (yurt onayı dahil) önceden araştırıp tek seferde halletmeye çalışırım.